27 Ocak 2009 Salı

Gönderilmemiş Mektuplar 1

Bu yazıyı 9.30 da yazmaya başladım…uzun zaman sonra ilk defa biriyle buluşacağım için çok heyecanlıyım…bu yüzden uyuyamadım…kafamda hep acabalar var…ya gelmezse,geldiğinde beğenmezse….die bi sürü şey düşünüorum…içimden bi ses çok güzel bir ilişki olacak derken başka bir ses boşuna ümitlenme… yine olmayacak diyor….içimdeki seslerin kavgasını bir yana bırakıp düşüncelere dalıorum…aşık olabileceğim 3. Kişi olabilecek mi acaba diyorum…flört yaşamak,iki hafta üç hafta bir ay çıkmak bu alemde pek bişey ifade etmez bilirsin…o yüzden bir ilişkinin uzun soluklu olduğunu anlayabilmek için birkaç ay geçmesi gerekir…benim seninle ilgili hayalim hafta yada ay değil yılları kapsıyor…eskisi gibi yarını veya haftayı planlayacak zamanlarda değilim…yaşadıklarım gereği artık daha farklı düşünorum…anlatmıştım sana…seninle ilgili hayallerim ömrümü kapsayacak şekilde…hayalci olabilirim,uçtuğumuda düşünebilirsin….ama şu varki,2 yıldır kimseye aşık olamadıysam,birileri beni heyecanlandırmadıysa bu sebeptendir…yani kimseyle geleceği planlayacak olgunlukta muhabbetim olamadı…tanışalı 26 saat olmasına rağmen çok sırrımı verdim sana…sesini bile duymadığım halde birçok arkadaşımın bile bilmediği şeyleri biliosun benle ilgili…bu sana olan inancımın göstergesi…olurda bugün ayrıldığında,benle yarını bile düşünmezsen,bende yaratacağın hayal kırıklığını bil die yazıyorum bunları…istediğim gibi olmazsa ne olacak bilio musun…belli bi süre depresif takılacağım…bunalıma gireceğim,ağlayacağım,sızlayacağım,profillerimi kapatacağım,msn i kullanmayacağım…eskiden olsa yıkımların ertesi günü,arayışa devam ederdim…ama artık yıkımları temizlemek bi günümü almıyor…heyecan duymadığım bir ilişkinin sonrasında bile bir ay kendime gelemiyorum…sen 3. Kişi olmaya en yakın aday;olmaz dersen,gelmezsen ve 2.günü tamamlamadan biterse bu ilişki…belli bir süre yok olurum…seni yargılamam hiçbir zaman…beni sevmek zorunda değilsin…bana bağlanmak zorunda değilsin…kendimi sorgularım,hayatı sorgularım,adaleti sorgularım..insanlığı sorgularım,,,geleceğimi düşünürüm…birbok olmayacak olan geleceğimi….yine sezen ilaç olur yaralarıma…ve sana bir demet sitem yollarım….

Not;herkes gibi O'da gitti....

24 Ocak 2009 Cumartesi

İstemiyorum

Hiçbir şey yapmak istemiyorum,
Ne yorgun bedenimi düşünüyorum
Ne de yaşlanmış ruhumu
Sadece yok olmak istiyorum…
Okulumu,hedeflerimi,
Biriken derslerimi,dökülen saçlarımı
Kaybettiğim insanları,birikmiş mektupları
Sevdiğim sanatçının son albümünü,
Aldığım kiloları,uzayan sakalımı
insanların bakışlarını,
Eleştirilerini,hoşgörülerini,tebriklerini,
Yırtılan ayakkabılarımı,biriken borçlarımı
Dost hançerlerini,yıpranmış ilişkileri
Doğum günümü,doğum günlerini,
İncelikleri,kibarlıkları
aldığım verdiğim hediyeleri
Fedakarlıkları,isyanları,
Reddedilmeleri,kabulleri
Sevgilileri,düşmanları
Ölümleri,ayrılıkları….
Hiç bir şeyi…
İstemiyorum hayatımda…
Yok olayım yeter…
Ne ben olayım…
Ne de hayata dair iyi yada kötü
hiç bir şey olmasın hayatımda…

23 Ocak 2009 Cuma

Kaybolacaksın

Koşacaksın bir ömür boyu peşimden,
Bulduğunu zannedeceksin,
Her tende yeni bir heyecan kaplayacak yüreğini
Her ses ayrı bir nefes verecek bedenine
Herkeste ayrı bir ben bulacaksın
Her bedende bir parçamı toplayacak,
Paramparça olmuş ruhumu arayacaksın
Gülüşümü birinde,dokunuşumu bir başkasında
Ellerimi bir yabancıda,
Şiirlerimi bloglarda arayacaksın…
Ve sonunda istemediğin gerçekle karşılaşacaksın
Beni,benden başka kimsede bulamayacaksın…
Beni Ödünç alacaksın herkesten
Herkes ayrı bir ben sunacak sana
Sen o yabancıların içinde
Beni ararken kaybolacaksın….

17 Ocak 2009 Cumartesi

İki Damla Gözyaşı

kalabalıklar içinde yalnız,
konuştuğu kelimeler kendini anlatmaya yetmez,
koşar ama başkaları için,
dinlenir,
yine başkaları için,
var olma savaşı verir
kimseyi umursamadan,
kim için var olacak belirsiz,
kendisi için mi,
başkası için mi,
bilemez...
uçmak ister uçamaz...
hayat denilen bu girdap çeker içine...
kaybolur kendisini ararken,
rüzgarda savrulur,
yaprak misali ordan oraya sürüklenir...
umutsuzca düşler besler geleceğe dair,
kaybolur düşlerin büyüsünde,
isyan etmek ister ama kime...
yine bilemez...
yine belirsizlik kemirir beynini,
çelişkiler hapseder gönlünü,
kurtulmak ister bu zindandan,
mutlu sonla biten hikayeler yazar zihninde.
gülüp geçer olmayacağını bildiği için
yüreği burkulur
iki damla gözyaşı akıtır yalnızlığına...

14 Ocak 2009 Çarşamba

İmkansıza Yürüyüş

başka tenlerde,başka dokunuşlarda
bakışlarda,gülüşlerde...
seni aramaktan yorgunum
kime baksam seni göreceğimi sanıyorum
rüyalarda sen,konuşmalarda sen
şarkılarda,şiirlerde,kitaplarda
herşeyde,heryerde sen
çaresiz olduğumu,
geri gelmeyeceğini,
seni bulamayacağımı biliyorum
o yüzden başkalarının tenlerini,isimlerini,
gülüşlerini bakışlarını ödünç alıyorum...
geri vermek üzere
herkeste ayrı bir sen saklı
kimse tek başına sen değil
seni bulmak ancak seni yaşamakla olacak
seni yaşamak ise imkansız
hep bu imkansızın peşinden koşuyorum
olmayacağını bildiğim halde ümitliyim
bu ümit beni hayata bağlıyor
acı versede,canımı yaksada
vazgeçmeyeceğim imkansıza yürüyüşümden...

13 Ocak 2009 Salı

Yine Geldim

ve yine senin için,
o her zaman ki seni beklediğim
seninle anlam kazandığım bu yere
yine sensizliğe ağlamak için geldim
yazdıklarımı,yaşadıklarımı bilmesende
sana ve sensizliğe adanmış ömrümün
hüzünlü hikayesini anımsamak için...
ikimiz için geldim
biliyorum ki hiçbirşey anlam kazanmayacak artık
hiçbirşey eskisi gibi olmayacak
acılarım benimle büyüyecek
ve ben yine bir başka acıda
bir başka güne
hüzünle uyanacağım...

12 Ocak 2009 Pazartesi

Meçhul

Bu sabah sensiz uyandım
Hasrete açılan penceremin önünde
Seni beklemiştim bütün gece
Sokaktan geçen her insan sendin sanki
Bütün yüzler sana çıkıyor
Bütün arabalardan sen iniyordun
Ümitsiz ve çaresiz bekledim
Yoktun
senden önce ve senden sonrasının olmadığı
zamanın sadece sen olduğu anları hatırladım
anılarımın hepsi sendin
sen ise bir meçhul
koşmak istedim arkandan
sensizliğe açılan bir kapıda
yok olmuştu bedenin
sadece ruhun vardı benimle
anılarınla bıraktığın
zihnimde yaşayan
hayali bir sen…

7 Ocak 2009 Çarşamba

Aşk

bir gelişin vardı,birde gidişin…
sen neydin öyle..
görmemişti bu gözler ama
yaşamıştı iliklerine kadar bu kalp seni.
unutabilmek mümkün mü o günleri,
senin için deliler gibi dolaştığım caddeleri,sokakları…
her yüzde seni aramayı,
rüyalarda bulmayı sonunda…
her seste sana koşmayı,
sen varmışsın gibi yapmayı,
sonra yokluğunu öğrenince,
hüzün girdabında kaybolmayı…
var olmanın sensiz olamayacağını,
seni kaybedince anlamayı…
ağlamalarımda teselli bulmayı…
şarkılarda seni hissetmeyi..
sen gidince anladım
hiç benim olmamıştın belki
belki dokunamamıştım bile tenine
hep kavuşabilme ümidiydi
beni yaşama bağlayanama şimdi
öldüğünü duyunca
ne yaşama ümidim,
ne dinlemek istediğim şarkılar,
ne gezdiğim,caddeler,sokaklar
ne aradığım yüzler,sesler,
ne anlamsız ağlamalarım
ne de dinlediğim şarkılar
hiç biri bir anlam ifade etmiyor benim için
sen yaşarken güzeldiacı dolu günler
sen varken güzeldi ümitsizce bekleyişler
sen yokken neyin anlamı olabilir ki
kim için yapacağım onca şeyi
kim için ümitleneceğim
kim için hep bekleyeceğim
ve kim için yazacağım şiirlerimi

3 Ocak 2009 Cumartesi

Ağladı

Buğulu pencerenin önünde durmuş
Öylece karın yağmasını izliyordu
Bakışları dalmış gitmişti
Birden telefonu çaldı
İstemsizce baktı…
cevap vermek istemedi ilk önce
Sonra düşündü,nereye kadar kaçacaktı gerçeklerden
Bu kez kaçmayacağım dedi ve telefona cevap verdi
Karşıdaki ses duymak istemediği kişinin sesiydi
Bir an dona kaldı,
dışarıdaki soğuktan değil
Telefondaki kişinin söylediklerinden
O kişi evi boşaltmasını söylüyordu,
Zaten bir sürü sorunla uğraşıyordu son günlerde
Nerden çıkmıştı bu sürpriz
anlam veremedi
Düşündü,
çaresizdi…
Kaçmak istedi bu büyük şehirden
Boğazın sularına kendini bırakmak geldi aklına
Hemencecik vazgeçti bu saçma sapan düşünceden,
Arkadaşlarını aramayı düşündü,
Hepsinin bahanesi çoktan hazırdı
türlü türlü bahaneleri duymamak için kimseyi aramadı…
değer verdiği bir arkadaşı vardı
biliyordu geleceğini,
yardım edeceğini
aradı ve geldi değerli arkadaşı
Gitti eve
eşyalarını topladı hüzünle
Hiç böylesine bir veda yaşamamıştı hayatında
Aşağıda bekleyen arkadaşına aldırmadan
Ağlamaya başladı
Gözlerinden süzülen yaşlara engel olmak istemedi bu kez
Hıçkıra hıçkıra ağlamak istedi
En güzel çözümün bu olduğuna inandı
Ağladı…

Mış Gibi

Birazdan
buradan çekip gideceğim…
Bilmediğim ve merak etmediğim diyarlara
Kimse hakkında önbilgi sahibi olmak istemiyorum
O yüzden hiç bilmediğim yerlere gideceğim
Kimseyi bilmeyim
Kimse beni bilmesin
Yeni doğmuş bir çocuk gibi başlayayım hayata
Gittiğim yerin dilini bile bilmeyim
Ne söylediklerimi anlasınlar,
Nede söylediklerini anlayayım
Öyle Hızlı bir tanışma da olmasın
Temel ihtiyaçlarımı hareketlerle gidereyim o kadar
Sonra yavaş yavaş dillerini öğrenirim ne de olsa
Yeniden doğmak gibi bir şansımız yok ama
Hayatı sıfırlamak gibi bir şansımız var galiba
Gerçi ne kadarını sıfırlayacağız ki
Yaşadıklarımızı silebilecek miyiz beynimizden
Gönlümüzden
Gittiğimiz yerde sadece mış gibi yapacağız
Aslında her şeyi yanımızda götüreceğiz
Anıların yükünü sırtımızda taşıyacak…
Anların fotoğrafını zihnimizde büyüteceğiz…