30 Kasım 2008 Pazar

Karanlık Odam


odamdayım,ümitlerim gibi odamda karanlık...penceresi yok yeni odamın...üç odalı evimizin gün görmeyen odasını özellikle istedim arkadaşlardan...hayatla bağlantım kopuyor odama adım attığımda...ne gecesi belli nede gündüzü...hangi saatte uyuduğumun,hangi saatte uyandığımın farkına bile varmıyorum...hüzünlü,düşünceli,dertli zamanlarımın en iyi ilacı uykudur...bu yüzden çok seviyorum biricik odamı...her uyandığımda odam karanlık,adeta uyumaya devam edebilirsin der gibi...sonu olmayan bir karanlığın içindeyim...
bu karanlıktan ne zaman kurtulacağım bilmiyorum...

Akmayan Veda Gözyaşları


Son kalan birkaç eşyamı almaya gittim bugün…ilginç bir duygu bir daha gitmeyeceğini bildiğin bir yere veda etmek…göz göre göre veda,bile bile acı çekmek gibi,bir yerlerinize kendi ellerinizle bıçak saplamak gibi bir şey… ilk defa bugün hiçbir burkuntu,üzüntü hissetmedim yüreğimde veda ederken…alışkınız aslında vedalara…orta okuldan ayrılırken yaşamıştım bu duyguları…çocukça duygulardı belki ama iz bırakıyor yinede insanda… o zaman yine çocukça olan bir şey yapmıştık bütün sınıfça…şimdi ki gibi andaç yada yıllık türü şeyleri bilmiyoruz,bilsek de o kadar parayı ailemizden isteyemeyiz..her neyse…biz veda defteri tutmuştuk o zamanlar…herkes herkese bir şeyler yazdırıyor…kalbin kadar temiz sayfayı bana ayırdığın için teşekkür ederim,sepet sepet yumurta sakın beni unutma,unutma unutulanlar unutanları asla unutmazlar vs vs vs… şimdi geriye dönüp baktığımda elimde o basit ve sıradan cümleler kaldı...bütün arkadaşlarım bir yerlere gittiler,yolda gördüğümüz zaman tanımayacak hale geldik birbirimizi…işte göz göre göre vedayı uzun zaman önce çocukken yaşadık hayatımızda… sonrasında liseye veda en sevdiğin arkadaşlarına veda,ölümle sevdiğin insanlara veda…ölümle gelen veda ki vedalar arasında en acımasızı,en ansızın olanı,en yıkımı derin olan vedadır her halde…
hayatımız sonlarla başlangıçları hep iç içe yaşatıyor…bir taraftan kaybederken bir taraftan yeni şeyler kazandırıyor…hiçbir zaman herhangi bir şeye sonsuza kadar sahip olamıyoruz… bu döngüye,değişime mahkumuz…istesek de istemesek de…bugün yaşadığım veda,sanırım yüreğimin böyle şeylere alışkın olmasından olsa gerek hiçbir etki yapmadı bende…önceden olsa üzülür,hüzünlenir yeri gelir göz yaşı dökerdim…
hayat insana zamanla gözyaşının kıymetini öğretiyor…

29 Kasım 2008 Cumartesi

Anla Artık Hayat...!


Ne ümitler beslemiştim geleceğe dair…neler beklemiştim hayattan,çocukça,masum şeylerdi onlar…hepsi geçmişte kaldı…yıkıldı hayallerim bir bir…şimdi ben,kendimle baş başa…değişen insanlar mıydı yoksa ben miydim anlamadım…yada hayallerim mi çok uçuktu… bilemiyorum…kaç şehir eskittim,kaç okul,kaç sokak,kaç şarkı,şiir,dost,arkadaş… eskittiklerimin sayısını hatırlamıyorum bile…daha dün dostum dediğim insan şuan en büyük düşmanım… daha dün kardeşim diyen insan şimdi benden nefret ediyor…hayatın hızına yetişmek istemiyorum artık…bir yerlerde okumuştum zamanında….yaşadığın olaylardan sonra hemen ayağa kalk ve yürümene devam et,yoksa hayatı kaçırırsın…bir zamanlar ne kadar önemliydi bu söz…her yaşadığım sorundan sonra beni motive ederdi…şimdi… hayatın benden uzak olması en büyük temennim…yaş geçtikçe hayatla olan mesafem daha da azaldı…şimdi omuz omuza yürüyoruz…düştüğüm zaman beni bırakmıyor…ne garip değil mi,önceden yakalamaya çalıştığım hayat şimdi beni bırakmıyor…yakama yapışmış,kovsam da atsam da benimle…uzun zamandır yorgunum…ne hayatla,ne hayatın getirdikleriyle uğraşmak gibi bir niyetim yok…hayallerim,beklentilerim,ümitlerimde onda kalsın…biraz kendimle kalayım,yapayalnız,bir başıma…dinlediğim şarkılar,okuduğum kitaplar bana eşlik etsinler yeter…
çok şey mi istiyorum hayattan…
lütfen beni anlasın artık…
ben kendimle çok mutluyum…

18 Kasım 2008 Salı


hayallerim...ümitlerim...beklentilerim...
hepsi geçmişte kaldı...
özenle yerleştirdiğim sandıklarda...
tozlu eşyaların içinde...
o saklı yerde,
tavan arasında...